İşkenceye Karşı Mücadele ve Kürt Sorununda Barış -Diyalog Sürecinin Başlatılması çağrımızdır.

03/10/2020

11  Eylül tarihinde, Şırnak ili, Beytüşşebap ilçesi Yoğurtçu Mezrası’nda, tarlalarında çalışmakta olan Servet Turgut ve Osman Şiban isimli köylülerin, diğer köylülerin gözlerinin önünde askeri helikoptere bindirilerek götürüldükleri, iki gün süreyle kendilerinden haber alınamadığı ve iki günün sonunda Van Bölge Eğitim ve Araştırma  Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altında oldukları öğrenilmiştir. Hastane kayıtlarına da olay ‘yüksekten düşme’, ‘helikopterden düşme’ olarak geçmiştir. Ayrıca işkence ile  uyumlu travma izleri tespit edilmiştir.

Mağdur 7 çocuk babası, 55 yaşındaki Servet Turgut, 30 Eylül günü ne yazık ki, hayatını kaybetti.

Osman Şiban ise hafıza kaybıyla taburcu edilmiştir. Taburcu edilmesinin ardından Van’da gözaltına alınarak askeri hastaneye götürülmüş, hastaneye kimsenin girmesine izin verilmemiştir. İşkence ile ilgili olarak değil, kendisi hakkında bir soruşturma açılarak, bu dosyada şüpheli olarak ifadesinin alınmak istendiği anlaşılmış, ifade verecek durumda olmadığı raporu üzerine ambulansla Urfa’ya götürülmüştür.

Van Valiliği, üç gün sonra yaptığı kısa açıklamada köylülerin kayalıklardan düştüğünü iddia ederek işkence ve vahşetin üzerini örtmeye, failleri korumaya çalışmıştır.  Van Cumhuriyet Başsavcılığı da, soruşturma dosyası ile ilgili gizlilik ve yayın yasağı kararı almıştır. Başka hiçbir Bakanlık ve kurum konuyla ilgili bir açıklama yapmamıştır.

Arjantin’de kanlı faşist cunta ile duymaya başladığımız, muhalifleri uçaklardan atarak katletme pratiğinin ülkemizde duyulması da yeni değildir. Kanlı 90’lar sürecinde de çok sayıda işkence mağduru helikopterden sallandırılıp geri içeri alındıklarını anlatmış ve o dönemde  bazı kişilerin de helikopterden atılarak katledildiği iddiaları da gündemde yer almıştı.

Son olayın, doksanlardaki gibi paramiliter güçler eliyle değil, doğrudan resmi güçler tarafından yapıldığı iddia edilmektedir. Operasyona katılan ve helikopterde bulunan kişilerin kimliği bellidir. Bu kişiler ve emri verenlerle ilgili, işkence ve yaşam hakkı ihlali nedeniyle derhal etkin bir soruşturma başlatılmalı ve failler görevden el çektirilerek tutuklanmalıdırlar.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu ve Adalet Bakanlığı’nı sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.

Bu olayla aynı dönemde, daha önce çok sayıda soruşturma ve yargılamaya konu olmuş olan 6-7 Ekim 2014 Kobane olayları bahane edilerek, 82 siyasetçi hakkında gözaltı kararı verildi ve Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’le birlikte  HDP’li 20 siyasetçi evleri basılarak gözaltına alındı. Diyarbakır’da, yine darbe dönemlerini aratmayacak yöntemlerle, gazeteci ve siyasetçiler gözaltına alındı.  Akabinde, Kars’ta HDP’li  Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca, Belediye Meclis üyeleri ve siyasetçilerin olduğu 20 kişi daha gözaltına alındı. Bugün ise Ankara’da, adliye koridorunda avukatların önüne polis barikatı kurularak, duruşma salonuna girişleri engellendi ve avukatların yokluğunda, insan hakları örgütlerinde yöneticilik yapmış olan Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen ve Av. Nazmi Gür ile birlikte HDP’li 17 siyasetçinin tutuklandıkları açıklandı ve HDP’Lİ Kars Belediyesi’ne de kayyum atandı.

Kürt sorununda derinleştirilen ’çözümsüzlük  ve çökertme’ siyasetine paralel olarak, yaygınlaşan işkence ile birlikte, Kürt halkına yönelik  doksanların bütün vahşetinin, göstere göstere yeniden devreye sokulmasına tanık olmaktayız. 

Ülkeyi siyasi, ekonomik ve insani çıkmaza sürükleyen,  şiddet sarmalına iten Kürt sorununda çözümsüzlük siyasetinden vazgeçilmeli, toplumun bütün kesimlerini kapsayan bir toplumsal barış ve diyalog süreci başlatılmalıdır.

Bütün demokrasi güçlerini, toplumsal muhalefeti, yaşanan işkence ve vahşi cinayetin sorumlularının açığa çıkarılıp yargılanmalarını sağlamak, bu vahşetin de cezasızlıkla sonuçlanmasına engel olmak için seslerini yükseltmeye, işkence, şiddet ve katliam politikalarına zemin hazırlayan çözümsüzlük siyasetine karşı, barış-diyalog ve çözüm talebine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

İŞKENCE İNSANLIK SUÇUDUR

SORUMLULAR DERHAL AÇIĞA ÇIKARILIP YARGILANMALIDIR

HDP’ye YARGI ELİYLE YAPILAN SİYASİ BASKILARA SON VERİLMELİDİR

KÜRT SORUNUNDA BARIŞ VE DİYALOG SÜRECİNE DERHAL GERİ DÖNÜLMELİDİR

İmzacı kurumlar (Alfabetik sıraya göre)

Antalya Abdal Musa Derneği
Antalya Ekoloji Meclisi
Antalya Halkevi
Antalya Kadın Danışma Merkezi ve Dayanışma Derneği
Antalya Özgürlükler Dernegi
BES Antalya Şubesi
ÇGD Antalya Şubesi
DİSK Devrimci Turizm İşçileri Sendikası
DİSK /Emekli-Sen
Emek Partisi Antalya İl Örgütü
ESP Antalya
Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya şubesi
Halkların Demokratik Kongresi
HDP Antalya İl Örgütü
İHD Antalya Şubesi
İmece
KESK Antalya Şubeler Platformu
Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği
Pir Sultan Abdal Derneği
Sol Parti Antalya
SYKP Antalya İl örgütü
TİP Antalya İl Örgütü
Tüm Emekli Sen Antalya Şubesi