İnsan Haklarını Korumak ve Barış için Şimdi Harekete Geçme Zamanı!

91

Aslolan Yaşamdır, İnsan Hakları Bakış Açısı Mutlak Olarak Savaşa Karşıdır!

İnsan Haklarını Korumak ve Barış için Şimdi Harekete Geçme Zamanı!

Bizler, insan hakları savunucuları, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı ve işgalinin beşinci gününde bir kez daha “Savaşa Hayır!” diyor ve 25 Şubat 2022 tarihinde yaptığımız açıklamada dile getirdiğimiz talepleri hatırlatmak istiyoruz:

Savaş, hem insanlık için hem de tüm canlı ve cansız varlıklarıyla doğa için büyük bir yıkımdır. Başta yaşam hakkı, sağlık ve güvenlik hakkı olmak üzere, her bakımdan ağır bir insan hakları ihlalidir. Savaşa yol açan devletlerin çıkar çatışmaları ve her türden emperyalist politikaları saldırı ve işgali haklı çıkarmaz. Rusya, Ukrayna’ya yönelik saldırı ve işgalini derhal sonlandırmalıdır.

Hem kamuoyuna yansıyan görüntüler hem de uluslararası insan hakları kuruluşlarının aktarım ve raporları, savaşın beşinci gününde başta yaşam hakkı, sağlığa, gıdaya ve güvenliğe erişim hakkı ihlalleri olmak üzere sivillerin ağır ve ciddi hak ihlallerine maruz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum uluslararası insan hakları hukukunun ve insancıl hukukun doğrudan ihlalidir.

Başta NATO üyeleri olmak üzere üçüncü taraf ülkelerin, savaşın durdurulması adına bölgeye askeri yığınak yapmaları ve Ukrayna’ya yardımı “silah yardımı” parantezine sıkıştırmalarının çözüme hiçbir somut katkısı yoktur. Bu nedenle soruna doğrudan ve dolaylı olarak taraf olan tüm aktörler savaşı daha da tırmandıracak, silahlanma yarışına hız kazandıracak adımlardan uzak durmalıdır.

Keza söz konusu taraflarca önerilen “ekonomik yaptırımlar” da içinde bulunulan küresel ekonomik ve insani kriz koşullarında halkların daha da yoksullaştırılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Tüm dünyada yoksulluğu daha derinleştirecek bu tür tedbirlerden uzak durulmalıdır.

İkinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı ağır insani yıkımın bir daha asla yaşanmaması için, barış, insan hakları ve demokrasi ideallerine dayalı uluslararası bir sistem oluşturma hedefiyle inşa edilmiş olan BM başta olmak üzere, uluslararası kuruluş ve mekanizmalar maalesef bugün bu hedefin çok gerisinde kalmıştır. Bununla birlikte Ukrayna’da yaşanan insani felaketin daha da can yakıcı bir boyut kazanmaması için, derhal harekete geçilmeli, söz konusu mekanizmalar ve diplomatik süreçler işletilerek tüm tarafların uluslararası insan hakları hukukuna ve insancıl hukuka uygun davranmaları sağlanmalıdır. Sivil yerleşim yerleri, sağlık merkezleri ve temel altyapının zarar görmemesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

Çatışma bölgelerinde sıkışmış tüm sivillerin uyruğuna bakılmadan tahliyesi için koşullar yaratılmalıdır. Bunun için taraflar acilen ateşkes ilan etmeli, tahliye işlemlerinin sonuna kadar, bu süreçte sorunun barışçıl çözümünün olanaklarının da yaratılabileceği inancıyla, ateşkese koşulsuz riayet edilmelidir.

Savaş ortamında yaşanan hak ihlallerinin izlenmesi için çaba gösteren insan hakları savunucularının, gelişmeleri aktaran gazetecilerin ve yüksek sesle barışı savunanların baskı ve şiddetten korunmaları mutlaka sağlanmalıdır.

Biliyoruz ki, insanlığın ve tüm dünyanın umudu barıştadır. İnsan hakları ihlallerinden iklim krizine, yoksunluk, yoksulluk ve gelir adaletsizliğinden eşit imkânlara erişim hakkına kadar karşı karşıya kaldığımız tüm sorunların çözümünün önkoşulu barıştır.

Bu yüzden, herkesi yaşanan insan hakları ihlallerinin önlenmesi için ses çıkarmaya, savaşa kararlı bir şekilde karşı çıkmaya, barışın sağlanması için karar vericileri zorlamaya çağırıyoruz.

TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VAKFI (TİHV) – İNSAN HAKLARI DERNEĞİ (İHD)