Antalya’nın tarım ilaçları ve kanser konusunda karşı karşıya olduğu tehditler bilim adamlarınca ortaya konulurken bu iddiaların kamu yetkililerince yalanlanması ve bu araştırmaları yapan kamu görevlilerine, “Gizliliği korumazsan hakkında idari ve adli soruşturma açılır” uyarısı yapan belgeler imzalatıldığının ortaya çıkması büyük şaşkınlık yarattı.

Antalyalılar, “Hayatımızı tehdit eden bir gıda ve tarım ilacı terörü varsa bunu bilmek en doğal hakkımız. Bu tehditlerin saklanması insanlık suçudur” diye konuştular.

2 ünlü onkolog sürekli uyarıyor 

Türkiye’nin ulusal ve uluslararası üne sahip iki onkoloğu Prof. Dr. Erkan Topuz ile Doç. Dr. Yavuz Dizdar, Antalya’nın sera üretim merkezi Kumluca ilçesinin ‘Tarım ilaçları nedeniyle kanser sarmalında olduğunu’ her fırsatta açıklıyor.

Her iki hoca da, Kumlucalı çiftçilerde özellikle beyin tümörü, lenfoma ve lösemi türü kanserler görüldüğü belirterek, ilçeden tedavi için Antalya ve İstanbul’daki hastanelere çok sayıda hasta geldiğini öne sürüyorlar.

Öte yandan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Onkoloji bölümü tarafından da son yıllarda Kumluca’dan çok sayıda hastanın kemik iliği kanseri lenfoma gibi teşhislerle kliniğe başvurdukları belirtiliyor.

Do. Dr. Yavuz Dizdar

Tarım ilacında Antalya birinci

Ünlü tıp adamlarının iddialarına göre yaklaşık 50 yıldır, 170 bin dekar arazide örtü altı tarım yapılan Kumluca’daki seralarda ve diğer tarım alanlarında kullanılan hatırı sayılı miktardaki tarım kimyasalları (Pestisidler-biyosidaller) hem toprağı, hem yeraltı sularını hem de çalışanların hayatını tehdit ediyor.  Bu tehdit sadece tarım çalışanlarıyla kalmıyor. Tarım ilaçlarıyla zehirlenen / kirlenen şehir içme suyunu kullanan halk da bir süre sonra kanser hastalığının pençesine düşüyor.

Öte yandan yapılan araştırmalarda ise sebze ve meyvelerde rastlanan pestisitler ‘(Tarım ilaçları) açısından Antalya’nın ilk sırada yer aldığı öne sürülüyor. Antalya’dan toplanan ürünlerin yüzde 60’ında tarım ilaçlarının bulunduğu iddia ediliyor. Yapılan araştırmalar Antalya’nın tümünün tarım ilaçları nedeniyle kanser riski altında olduğunu ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Erkan Topuz

Belediye’den ‘sorun yok’ konferansı

Uzun süredir Antalya ve Kumluca ile ilgili bu iddialar gündemdeki yerini korurken kamu kurumlarının yetkilerinden ya sessizlik ya da bu iddiaları yalanlayan açıklamalar gelmeye devam ediyor.

Bir örnek vermek gerekirse, 2 yıl önce ise bu yöndeki iddialara Kumluca Belediye nokta koymak istedi. Kumluca Belediyesi’nin düzenlediği konferansa katılan Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hakan Bozcuk, Nükleer Tıp Bölümünden Yard. Doç. Dr. Hakan Süslü ve Radyasyon Onkolojisi Bölümünden Yard. Doç. Dr. Yıldız Keleş katıldı.

Prof. Dr. Hakan Bozcuk, “Türkiye’nin geneline istatistiklere baktığımız zaman Kumluca’nın kanser istatistiklerinin Türkiye ortalamasıyla aynı olduğu, bunun artış göstermediğini görüyoruz. Bu tabi ki Türkiye’deki genel normları yakalamış olması itibariyle de Kumluca ve çevresi adına oldukça sevindirici. 10 yılda tarımda sağlıklı uygulamaların devam ettiğini biliyoruz. Bu da hem sağlık açısından hem de onkoloji adına son derece önemli” diye konuştu.

Bu yöndeki olumsuz iddiaları reddeden açıklamalara rağmen Antalya ve Kumluca’daki tarım ilacı sorunlarına kamuoyunun bakışı değişmedi. Antalyalılar tarım ilacı terörünün kent insanının geleceğiyle ilgili çok büyük tehdit olmaya devam etmesinin ve bu yöndeki bilgilerin saklanıyor olduğunu gösteren gelişmelerin yaşanmasının kabul edilebilir olmadığını söylüyorlar.

Vatandaşlar, “Antalyalıların yanı sıra buradan gönderilen sebze ile meyveleri tüketen 81 ildeki tüm vatandaşların sağlığının tehdit altında olmasının önüne geçilmesi ve bunun kamuoyuna sıklıkla açıklanması gerekiyor. Eğer ilaçlı sebze ve meyve yiyorsak ve bu gelişme de kamuoyundan saklanıyorsa bu bir insanlık suçudur” şeklinde konuşuyorlar.

Personelle yapılan ‘gizlilik’ sözleşmesi

Tarım ilaçları, kanser ve Antalya konulu araştırmalarını yaparken bu yönde bilgi aramak için Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nün internet sitesine de, yapılan kanser araştırmalarındaki sonuç raporlarının ‘gizlilik’ ibaresi taşıyan evraklarla hazırlandığını ve personelle bir “Gizlilik Sözleşmesi” yapıldığı ortaya çıktı. Elbette kamu kurumlarının yaptığı çalışmalarda gizliliği her zaman ön plandadır. Ancak halk sağlığını yakından ilgilendiren bu kadar önemli bir kopnunun ‘Gizlilik’  adı altında örtbas edilmesi de acaba ne kadar doğru?

Bilim insanlarının kanser araştırmalarındaki bulgularının üstünü örme gayreti gizlilik baskısıyla öylesine ön plana çıkartılmıştı ki, bu araştırmalara katılan kamu çalışanlarına bile ‘Gizlilik kurallarına uymadıkları taktirde haklarında adli ve idari soruşturma başlatılacağı’ yönünde imzalatılan matbu evrak dahi bulunuyordu.

Kanser araştırmaları birimine gelen her İl Sağlık Müdürlüğü personeline ‘Bu gizliliğe uyma sözü belgelerinin imzalatılacağı, bu talimatın dışına çıkanların haklarında idari ve adli soruşturma açılacağı vurgulanıyordu. Belki de bu durum mutad ve kanun gereği doğal bir durum ancak MYGazete.com Haber Merkezi olarak halk sağlığı ve kamu yararı gördüğümüz için daha önce de gündeme taşıdığımız bu hususun aydınlığa kavuşana kadar peşini bırakmayı düşünmüyoruz. Bu konuda ne gibi çalışmalar yapılıyorsa yetkililerden özellikle söz konusu tarım alanlarında ve bölgelerde görev yapan vatandaşlarımızı rahatlatacak resmi bir açıklama bekliyoruz.

 “Hakkınızda adli ve idari soruşturma açılır”

Personelle yapılan, “Kanser Kayıt Merkezleri Elemanlarının Gizlilik Bildirimi” başlıklı “Gizlilik sözleşmesi”nde aynen şu ifadelere yer verilmişti:

“Bir Kanser Kayıt Merkezleri görevlisi olarak,

• yetkililerin veri gizliliği ile ilgili olarak koyacakları kuralları öğrenmeyi,

• görevim gereği ulaştığım ya da ulaşmam mümkün olan verileri gizlilik kurallarına uygun biçimde korumayı,

• yetkisiz kişilerin bu verilere kasten ya da rastlantı sonucu ulaşmasını engellemek için gerekli her türlü önlemi almayı ve bu amaçla alınmış önlemleri uygulamayı kabul ediyor;

• bu bildirimime aykırı davrandığım takdirde ortaya çıkacak her türlü idari ve adli sorumlulukların bana ait olacağının bilincinde olduğumu bildiriyorum.

Elemanın adı, soyadı ve imzası:

Gözlemci yetkilinin adı, soyadı, ünvanı ve imzası:

Bildirimin imzalandığı tarih:

(Bu bildirim, elemanın Kanser Kayıt Merkezin’de göreve başlamasından sonra en kısa zamanda tek kopya olarak doldurulur ve öteki elemanların bildirimleri ile birlikte, Kanser Kayıt Merkezlerinde bir dosyada saklanır.)”

Broşürlerde tarım ilacı uyarısı yok

Antalya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sürdürülen kanserle mücadele çalışmaları için Bakanlıkça hazırlanan broşürlerde, “Sağlıklı beslenin” uyarısında bulunulurken, personele ‘tarım ilaçlarının yol açtığı kanser vakalarının gizlendiği izlenimi yaratan’ belgeler imzalattırılması tam bir tezat oluşturuyor.

‘Kansersiz yaşam için sağlıklı beslenin’ başlıklı broşürde, sebze, meyve ve hayvansal gıdaların tüketilmesi yönünde her türlü uyarı yer alırken, bu gıdaları kansere yol açan tarım ilaçlarından arındırma yönünde hiçbir uyarıda bulunulmaması da bu acı gerçeğin halının altına süpürüldüğü izlenimi yaratıyor.

‘Sağlıklı beslen, kansere karşı dur’ broşürde ise, “Kanser oluşumunun % 90-95’inden çevresel etkenler sorumludur” uyarısı yapılırken, “Bu etkenlerden biri olan yanlış beslenmenin kanser üzerine etkisi % 25-30’dur.

Yeterli ve dengeli beslenilmeli ve doğru beslenme alışkanlıkları yaşam tarzı haline getirilmelidir. Beslenme alışkanlıklarında ve yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ile kanserin görülme sıklığını azaltabiliriz” şeklinde yol gösteren ifadeler yer alıyor ancak tarım ilaçları sorunu ve kanserojen etkileri konusunda hiçbir uyarı bulunmuyor.

Öte yandan yine İl Sağlık Müdürlüğü internet sitesinde yer alan “Türkiye’de Genel Durum” başlıklı kanser istatistiğinde, büyük mülteci göçü ve nüfus artışı yaşanan ülkemizde “Son 5 yıl verileri değerlendirildiğinde kanser sıklığında herhangi bir artış ya da azalış olmadığı söylenebilir. Türkiye’de görülmekte olan kanserin sıklığı Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika gibi gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelere göre daha düşüktür” deniliyor.

MYGazete.com Özel