ANTALYA CEZAEVLERİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİ TESPİT VE DEĞERLENDİRME RAPORU

47

ANTALYA L TİPİ, ALANYA L  VE ANTALYA E TİPİ CEZA İNFAZ KURUMLARINDAN GELEN BAŞVURULARA  İLİŞKİN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ TESPİT VE DEĞERLENDİRME RAPORU

                                                                                                                      07.01.2021

Antalya L , Alanya L ve Antalya E Tipi hapishanelerinde tutulmakta olan çok sayıda mahpusun küresel ölçekte yaşanan ve etkisi halen devam eden coronavirüs ( Covid-19 ) salgın sürecinde sağlığa erişim hakkı başta olmak üzere bir takım haklara getirilen kısıtlamalar ve yaşanan diğer hak ihlallerine ilişkin gerek mahpuslar tarafından gönderilen mektup ve fakslarda, gerekse de mahpus yakınları tarafından yapılan başvurularda, yaşanan sorun ve sıkıntılarla ilgili bilgilendirilmemiz üzerine, öncelikle başvurucu mahpusların sağlık durumları hakkında bilgi edinmek, yine iddia edilen hak ihlallerinin gözlemi, tespiti ve çözümü konusundaki görüş ve önerilerimizi ilgili mercilerin dikkatine sunmak ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi Hukuk Komisyonu üyesiavukatlardan oluşan heyetle yukarıda isimleri belirtilen hapishanelere ziyaret gerçekleştirilmiştir. Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkin söz konusu görüşmeler ile gözlem, tespit ve önerilerimiz aşağıdaki gibidir:

İHD Antalya Şubesi Hukuk Komisyonu üyesi avukatlar, Antalya L tipi cezaevinde bulunan mahpuslar için derneğe yapılan başvurulara istinaden 17.11.2020 tarihinde Osman AKPINAR, Lemar OSMAN ve Mehmet ŞERAN isimli tutuklu/hükümlüler ile görüşme gerçekleştirmiştir.

Yine İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi üyesi avukatlar Alanya L tipi cezaevinde bulunan mahpuslar için derneğe yapılan başvurulara istinaden 27.12.2020 tarihinde Zelal Başboğa ve Mesut Canbey isimli tutuklu/hükümlüler ile görüşme gerçekleştirmiştir.

Ayrıca yaklaşık bir ay Antalya E tipinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan 64 yaşındaki Bayram Ardık ile 28.12.2020 tarihinde görüşme gerçekleştirilmiştir.

ANTALYA L TİPİ KAPALI CEZAEVİNE İLİŞKİN OLARAK

17.11.2020 Tarihinde Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda C-9 koğuşunda bulunan Osman AKPINAR ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

Görüşmeye İlişkin Usul: Mahpuslar ile görüşme kapalı görüş şeklinde gerçekleşmiştir.

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler: Görüşmeci mahpus Korona virüse ilişkin cezaevi idaresi tarafından yeterli önlemin alınmadığını, 14 kişilik koğuşta 41 kişinin kaldığını, mahpusların tamamının tek bir banyoyu kullandığını, sıcak suya erişimlerinin bulunmadığını mahpusların soğuk suyla yıkanmak zorunda kaldığını, temizlik malzemelerin kendileri tarafından kendi paraları ile alındığını aktarmıştır.

Mahpusun Hastalık Durumu : Osman Akpınar ileri düzeyde prostat hastası olduğunu, gözaltına alındığından beri sonda taktığını, 2012 yılında kalbinden anjiyo olduğunu, bu nedenle fiziksel aktivite yapamadığını, sürekli kalın bağırsak kanamasının olduğunu ve bu nedenle kanser ihtimaline karşı yılda üç defa kolonoskopi yapıldığını, ama 1 yıla yakın kontrol ve tedavisinin aksadığını beyan etmiştir. Boyun fıtığının da bulunduğunu belirten mahpus doktorun iki yıl önce ameliyat olunması gerektiğini belirtmesine rağmen  henüz ameliyat olamadığını, cezaevinde olduğu için boyun fıtığı ileri aşamaya geldiğini ve felç riskinin bulunduğunu belirtmiştir. Ayrıca kasık fıtığının olduğunu, bu nedenle oturup kalkamadığını, gözlerinde görme kaybının bulunduğunu,  2020 şubat ayında yapılan muayenede gözlerinde sarı nokta tespit edildiğini ve doktorlar tarafından acil ameliyat olması gerektiği söylenmesine rağmen, virüs vakaları ile birlikte ameliyatın ertelendiğini, fakat yeni bir ameliyat gününün de verilmediğini belirtmiştir. Mahpusta ayrıca böbrek kistinin bulunduğu tespit edilmiş, fakat doktorlar tarafından önce prostat ameliyatı olması gerektiği söylenmiştir..

Hasta mahpus sonda takılı olduğu için, önceden tekli hücrede kaldığını, (müebbet/ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmamasına rağmen hücrede klozet bulunması ve kasık fıtığı, bağırsak kanamaları ve sonda nedeniyle kolaylık sağladığını ve bu nedenle kendi isteğiyle hücrede kaldığını) beyan etmiştir. Fakat pandemi nedeniyle tekli hücrelerin cezaevi tarafından covid  pozitif kişilere ayrılması nedeniyle, şu an normal koğuşta 41 kişi ile birlikte kaldığını, sonda nedeniyle idrar kokusu yayıldığı için insanları rahatsız ettiğini düşündüğünü ve bu nedenle kendini psikolojik olarak çok rahatsız hissettiğini bildirmiştir.. 20 günde bir sonda değişmesi gerekirken 2.5 aydır değiştirilmediği, hastaneye götürülmediği, revire çıkarılmadığı öğrenilmiştir.

2017 yılı sonunda, cezaevinde kalamayacağını ilişkin rapor istendiğini, fakat raporda tüm sıkıntılara rağmen sadece hemoroit olduğu belirtilmiş ve ceza evinde kalabilir denildiğini anlatmıştır. Yapılan şikayet üzerine tekrar inceleme yapılmış ve yeni verilen raporda diğer hastalıkları eklenmiş, fakat ‘cezaevi şartlarının doktorlarca bilinmemesi gerekçesiyle, cezaevinde kalıp kalamayacağımı hususu değerlendirilememiştir’ şeklinde bir sonuç beyanı yazılması nedeniyle, halen cezaevinde olduğunu beyan etmiştir. 

Gazete, tv, radio, spor, sohbet, mektup, kütüphane vb haklar ile ilgili:Sosyal haklardan yeterince faydalanamadığını, 3.5 yıldır top sahasına (açık hava) bile çıkarılmadığını aktarmıştır. Sağlık sebeplerinden ötürü ve sadece hücrede klozet olması nedeniyle, daha önce hücrede kaldığını fakat hücrede kalmasından ötürü ağırlaştırılmış müebbetlere uygulanan kısıtlamalarla maruz bırakıldığını beyan etmiştir. İstedikleri kitaplara ulaşamadıklarını, aileleri tarafından gönderilen kitapların 2 ay sonra teslim edildiğini dile getirmiştir.

Yemek ve Su İle İlgili: Suyu kendi paraları ile kantinden aldıklarını, paraları olmayınca musluktan su içtiklerini belirtmişlerdir. Yemeklerin ise besin değerinin az olduğunu, özellikle mercimek, bulgur ve bakliyatların içinden sıklıkla taş çıktığını, yemeklerin 41 kişiye yetecek düzeyde olmadığını aktarmıştır.

Disiplin Cezası: Mahpus, daha önce yazdığı mektuplar nedeniyle disiplin cezası ile karşı karşıya kalması nedeniyle artık mektup yazmadığını dile getirmiştir.

Ayrımcılık ile ilgili: Koğuşlarında ayakta sayım yapıldığını, cezaevine ilk geldiği ay içinde ayrımcılık hissettiğini dile getirmiştir. Sadece telefon görüşü yapabildiğini cezaevinde bulunan kardeşiyle iç görüş yapamadığını cezaevi tarafından bir aydan fazla süredir hiç görüş yaptırılmadığını beyan etmiştir.

17.11.2020 Tarihinde Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda  F-9 koğuşunda kalan Lemar OSMAN ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

Görüşmeye İlişkin Usul: Mahpuslar ile görüşme kapalı görüş şeklinde gerçekleşmiştir.

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler : Görüşme yapılan mahpus;  korona virüsüne ilişkin cezaevi idaresi tarafından çamaşır suyu verildiğini beyan etmiştir. 6 kişilik koğuşta 11 kişi kaldıklarını temizlik ve hijyen ortamı sağlayamadığını beyan etmiştir.

Mahpusların Hastalık Durumu : Mahpus, safra kesesinde kanser riski taşıyan büyük poliplerin bulunduğu, tutuklanmadan önce ameliyat hazırlığı içerisinde olduğunu, tutuklanması nedeniyle tedavisinin aksadığını, ayrıca iç kulak rahatsızlığının bulunduğunu, bu rahatsızlık nedeniyle sürekli kulağında çınlama meydana geldiğini, geceleri uyuyamadığını beyan etmiştir. Safra kesesinde kanser riski bulunduğunu, midesinde ayrıca gastrit bulunduğunu, lenf bezlerinde şişme olduğunu, orta kulak iltihabının bulunduğunu dile getiren mahpus, hastane sevkinin yapılamadığını, karantinadan dolayı tedavi sürecinde sıkıntılar yaşadığını, memleketi Ukrayna’da tedavi görmek veya burada özel hastanede tedavi olmak  istediğini belirtmiştir.

İşkence ve Kötü Muamele İle İlgili Tespitler: Mahpus, cezaevi girişinde çıplak aramaya maruz kaldığını, daha sonraki süreçte, cezaevinde fiziksel bir kötü muameleye ve işkence maruz kalmadığını dile getirmiştir.

Gazete, tv, radio, spor, sohbet, mektup, kütüphane vb haklar ile ilgili: Hiçbir sosyal kültürel haktan yararlanamadığını, yazdığı mektupların ulaşmadığını beyan etmiştir, Türkçe’yi çok iyi bilmemesi nedeniyle Rusça yazdığını, idare tarafından herhangi bilgilendirme veya uyarı yapılmadığını aktarmıştır. Ayakta sayım yapıldığını söylemiştir.

Yemek ve Su İle İlgili: Suyu kendi paraları ile kantinden aldıklarını, paraları olmayınca musluktan su içtiklerini belirtmişlerdir. Yemeklerin ise besin değerinin az olduğunu özellikle pilav ve bakliyatların içinden sıklıkla taş çıktığını aktarmıştır.

17.11.2020 Tarihinde Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda E-7 koğuşunda kalan Mehmet Şeran ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler : Görüşme yapılan mahpus; koğuşunda pozitif vaka bulunmadığını, korona virüsüne ilişkin cezaevi idaresinin,  eskiden çamaşır suyu verildiğini, fakat son zamanlarda bunun dahi verilmediğini, temizlik malzemelerini kendilerinin aldığını beyan etmiştir.

Mahpusların Hastalık Durumu :Koğuşunda bulunan mahpusların revire çıkma taleplerinin karşılanmadığını, hasta mahpuslardan, mide tansiyon rahatsızlığı olanlarının, yani düzenli ilaç kullanması gerekenlerin ilaçlarının temin edilmediğini beyan etmiştir. Hasta mahpuslardan Muhammet Kiraz’ın bacağında platin bulunduğunu, sürekli kullanması gereken ilaçlar bulunduğunu fakat bu ilaçların cezaevi tarafından mahpusa verilmediğini yine aynı şekilde Eyüp Kılıç’ın da mide rahatsızlığı bulunduğunu ve bu ilaçların idare tarafından verilmediği iletilmiştir.

İşkence ve Kötü Muamele İle İlgili Tespitler:Mahpus,fiziksel bir kötü muameleye ve işkence olmasa da psikolojik baskılara ve keyfi dayatmalara maruz kaldıklarını aktarmıştır. Ailelerden gelen eşyalar ve mektupların çok geç teslim edildiği, sürekli emir verir şekilde baskı kurulmaya çalışıldığı iletilmiştir. Ayakta sayım yapılmadığını fakat 5-10 kişilik cezaevi personelinin kalabalık şekilde geldiğini beyan etmiştir.

Gazete, tv, radio, spor, sohbet, mektup, kütüphane vb haklar ile ilgili:Basın İlan kurumu tarafından ilan almadığı gerekçe gösterilerek Yeni Yaşam gazetesinin verilmediği ve bu hususta yapılan İnfaz Hakimliği itirazı sonucu hakkında mahpuslara bilgi verilmediği aktarılmıştır. Mektupların geç teslim edildiği, tercüman bulunmadığı gerekçe gösterilerek Kürtçe mektuplarının postaya verilmediği, iç postalarının diğer koğuşlara ulaştırılmadığı aktarılmıştır. İadeli taahhütlü şekilde gönderilmeyen mektupların ise hiç gönderilmediği, kaybedildiğini bildirmiştir. Spor haklarının olmadığını, kütüphaneden ve sohbet haklarından faydalanamadıklarını, radyo haklarının kısıtlandığını,  dergiler de kitap kotasına dahil edildiği için,  dergi de alamadıklarını aktarmışlardır. Cezaevi tarafından uygulanan 7 kitap kotasının gerekçesinin sorulmasına rağmen, cezaevi tarafından cevap verilmediği, kargo ile kitap alımında ayın 1.haftasına denk gelmemesi halinde kitapların 2 ay sonra teslim edildiği, bu husus için de cezaevi tarafından gerekçe sunulmadığını aktarmışlardır. Ayrıca kendisinin 2 aydır koğuş değişikliği dilekçesine cevap alamadığını belirtmiştir.

Yemek ve Su İle İlgili: Suyu kendi paraları ile kantinden aldıklarını, paraları olmayınca musluktan su içtiklerini belirtmişlerdir. Fakat son zamanlarda musluktan akan suların uzun süre kesintiye uğradığını, 16.11.2020 tarihinde hiç su verilmediğini aktarmıştır. Yemeklerin ise besin değerinin düşük olduğunu, özellikle pilav ve bakliyatların içinden sıklıkla taş çıktığı aktarılmıştır.

Telefon- aile görüşü ile ilgili: Ayda 1 defa 30 dakikalık kapalı görüş haklarının olduğu, bu görüşlere de arkadaş vs ‘nin gelemediğini sadece aile ile görüş yapılabildiklerini, telefon ile haftada 1 defa 20 dakikalık görüş yapılabildiklerini aktarmışlardır.

Disiplin Cezası: Disiplin cezalarıyla ilgili kendisinin ceza almadığını fakat telefon konuşması sırasında, İlyas Alak isimli mahpusa hakaret etmemesine rağmen, telefonda memura hakaret ettiği iddiası ve gerekçesiyle disiplin cezası verildiği ve bu nedenle kişinin haksız yere zor durumda bırakıldığı beyan edilmiştir. Özellikle cezası az kalanlara kötü niyetli olarak idarenin disiplin cezası uyguladığını belirtmiştir.

Ayrımcılık ile ilgili: Siyasi mahpusların koğuş değiştirme taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiği aktarılmıştır. Hapishane idaresi tarafından ideolojik gerekçelerle ayrımcılığa uğradığını belirtmiş disiplin cezalarına karşı yasal itiraz yollarına başvurduklarında, sonuçlarının ulaşmadığını ve bazı memurların muamelelerinin çok kötü olduğunu iletmiştir. Üstenci ve provokatif üslup kullanan memurların fazla olduğunu dile getirmiştir. Müdürün değişmesi sonrası, önceden rutin olarak gerçekleştirilen koğuş temsilcisi ile görüşmenin yapılmadığını, dilekçeyle talep etmelerine rağmen sadece sorumlu infaz memuru ile görüşme yapabildiklerini dile getirilmiştir. Özellikle cezaevi müdürü ile görüşme taleplerinin yerine getirilmediğini, taleplerine cevap verilmediğini belirtilmiştir.

ALANYA L TİPİ KAPALI CEZAEVİNE İLİŞKİN

27.12.2020 Tarihinde Alanya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda E-10 koğuşunda kalan  Mesut Canbey ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

 Görüşmeye İlişkin Usul: Mahpuslar ile görüşme covid-19 sebebiyle arada şeffaf naylon olacak şekilde gerçekleşmektedir.

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler : Görüşme yapılan mahpus;  korona virüsüne ilişkin cezaevi idaresi tarafından herhangi bir tedbir alınmadığını, cezaevinde su kotası uygulaması olduğunu haftanın iki günü 60’ar litre sıcak su, günlük 150 litre de soğuk su verildiğini, kişisel temizliklerinden ödün vererek bu kotadan artırdıkları su ile koğuşu yıkadıklarını söylemiştir. Genel olarak temizlik ve hijyen ortamı sağlayamadıklarını beyan etmiştir.

Daha önce mahpuslar tıraş olacakları zaman kantinden  aldıkları ve cezaevi idaresinde bulunan tıraş malzemelerini isteyip tıraşlarını olduktan sonra bu malzemeleri tekrar idareye teslim ediyorken, yeni uygulama da ise cezaevi müdürünün bu malzemeleri vermediğini, daha önce siyasi olduklarından dolayı can güvenliği amaçlı olarak  hiç bir adli mahpusla karşı karşıya getirmezlerken, pandemi sürecinde koğuşa adli bir mahpusun gelip başkasının tıraşında kullandığı malzemeyle kendilerini tıraş edebileceğini söylemiştir. Bunun üzerine mahpuslar virüs bulaştırma ihtimalinden dolayı başkasının kullandığı malzeme ile tıraşı reddettiklerini  söylemişlerdir.

Gazete, spor, mektup, kütüphane vb haklar ile ilgili: Hiçbir sosyal kültürel haktan yararlanamadığını, yazdıkları mektupların ulaşmadığını beyan etmiştir. Özellikle cezaevi müdürünün değişmesinden sonra iç mektup ve dış sahaya çıkmanın yasaklandığını, dış sahaya çıkılması halinde sahanın ortasında ‘’ kafes’’ denilen yere girmeleri gerektiğini, bunu da kabul etmediklerini söylemiştir.

Yeni Yaşam isimli gazeteyi talep etmelerine rağmen Basın İlan Kurumu tarafından ilan almadığı ve Alanya da bayisinin olmadığı gerekçeleriyle verilmediğini söylemiştir.

Disiplin Cezası:   Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ve Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla 27.11.2020 tarihinden itibaren 5’er günlük sürelerle dönüşümlü açlık grevine girdiklerini bugünden itibaren ( 27.12.2020) artık 10’ar günlük sürelerle dönüşümlü olarak grev yapacaklarını söylemiştir. Bu açlık grevine kendisiyle beraber giren Ekrem Muhammed Hamudi, Ramazan Sayan, Yücel Balyaci, Neşet Güven ve Çetin Sağır isimli mahpuslara Disiplin Kurulu tarafından örgüt propagandası yapıldığı gerekçesiyle 11 günlük hücre cezası ve mahpuslar hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu yapılması kararı alınmıştır. Verilen disiplin cezalarına karşı mahpusların İnfaz Hakimliğine itirazda bulunduğunu ancak henüz İnfaz Hakimliğinin bir karar vermediğini söylemiştir.  

Grevdekilerin Beslenmesiyle İlgili : Görüşülen mahpus grevde bulunan arkadaşlarına limon, tuz, şeker ve meyve suyu verildiğini aktarmıştır.  

Ayrımcılık ile ilgili: Daha önce koğuştaki sorunlarla ilgili sözcü olarak seçtikleri mahpus kurum müdürü ile görüşüp çözüm bulmaya çalışırken, cezaevi müdürünün değişiminden sonra yeni müdürün sözcü kabul etmediğini her mahpusun sorununu bireysel olarak aktarmasını söylemiş ancak  müdürün dediğinin aksine ne tek tek mahpusla ne de koğuş sözcüsü ile görüşmeyi kabul etmediğini, yazılan dilekçelere de hiçbir şekilde cevap alamadıklarını söylemiştir. Bütün bunların yaşanmasının sebebi de kaldıkları koğuşun siyasi koğuş olmasından kaynaklandığını söylemiştir.

27.12.2020 Tarihinde Alanya L Tipi Kapalı  Ceza İnfaz Kurumunda A-11 koğuşunda kalan Zelal Başboğa ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

Görüşmeye İlişkin Usul: Mahpuslar ile görüşme covid-19 sebebiyle arada şeffaf naylon olacak şekilde gerçekleşmektedir.

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler :. Görüşme yapılan mahpus;  korona virüsüne ilişkin cezaevi idaresi tarafından herhangi bir tedbir alınmadığını, cezaevinde su kotası uygulaması olduğunu, haftanın iki günü 60’ar litre sıcak su, günlük 150 litre de soğuk su verildiğini, kişisel temizliklerinden ödün vererek bu kotadan artırdıkları su ile koğuşu yıkadıklarını söylemiştir. Genel olarak temizlik ve hijyen ortamı sağlayamadıklarını beyan etmiştir.

Gazete, spor, mektup, kütüphane vb haklar ile ilgili: Hiçbir sosyal kültürel haktan yararlanamadığını, yazdığı mektupların ulaşmadığını beyan etmiştir, Özellikle cezaevi müdürünün değişmesinden sonra iç mektup haklarını ellerinden aldığını söylemiştir.

Yeni Yaşam isimli gazeteyi talep etmelerine rağmen kendilerine verilmediğini, bu hususu Adalet Bakanlığına bildirdiklerini, İdare, Bakanlığa gazetenin Alanya da bayisinin olmadığı gerekçesiyle verilmediğini, ancak kendilerine ise Eğitim Biriminin gazetenin içeriye girişini yasakladığı şeklinde   çelişkili cevaplar verdiğini söylemiştir.

Disiplin Cezası:   Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı ve Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla 27.11.2020 tarihinden itibaren dönüşümlü açlık grevine girdiklerini, bu açlık grevinden dolayı örgüt propagandası yapıldığı gerekçesiyle Disiplin Kurulu 11 günlük hücre cezasıyla birlikte Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmaya karar vermiştir. 

Ayrımcılık ile ilgili: Daha önce koğuştaki sorunlarla ilgili sözcü olarak seçtikleri mahpus, kurum müdürü ile görüşüp çözüm bulmaya çalışırken cezaevi müdürünün değişiminden sonra, yeni müdürün sözcü kabul etmediğini, her mahpusun sorununu bireysel olarak aktarmasını söylemesine rağmen dediğinin aksine, ne tek tek mahpusla ne de koğuş sözcüsü ile görüşmeyi kabul etmediğini, yazılan dilekçelere de hiçbir şekilde cevap alamadıklarını söylemiştir.

3 kişilik arkadaş ziyaret listesini değiştirmek istediğini, cezaevi idaresinin bunu kabul etmemesi üzerine infaz hakimliğinden olumlu karar almasına rağmen, kurul toplanmasına rağmen henüz kurul toplanmadığını bahane ettiklerini söylemiştir.

Telefon- aile görüşü ile ilgili: Ayda 2 defa kapalı görüş haklarının olduğu, bu görüşlere de arkadaş vs ‘nin gelemediğini sadece aile ile görüş yapılabildiklerini, telefon ile haftada 1 defa 20 dakikalık görüş yapılabildiklerini aktarmıştır. Yine aynı koğuşta kaldıkları Fahriye Ceylan isimli mahpusun Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde olan kız kardeşinin haftalık 10 dakikalık telefon hakkını ablası Fahriye ile konuşmaya ayırmasına rağmen bu görüşmenin sağlıklı yapılmasına imkan verilmediğini, kimi zaman 10 dakikalık görüşmede 20 defa telefonun bilinçli olarak kesildiğini, bunun sebebi sorulduğunda, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezeevi idaresinin sorunun Alanya’dan kaynaklandığını söylediğini aktarmıştır.

Bütün bu uygulamaların sebebinin kaldıkları koğuşun siyasi koğuş olması olduğununu bildirmiştir.

ANTALYA E TİPİ KAPALI CEZAEVİNE İLİŞKİN

Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz E-4 koğuşundayken kısa bir süre önce tahliye olan Bayram Ardık ile yapılan görüşmeye ilişkin tespitler:

Covıd-19 Virüsüne Karşı Alınan Tedbirler : Görüşme yapılan mahpus; cezaevine ilk girdiğinde 20 gün boyunca B-13 nolu karantina koğuşunda kaldığını, bu koğuşta kapasitenin çok üzerinde toplamda 76 mahpusun kaldığını, yeterli yatak olmadığından kimi mahpusun yerde yattığını söylemiştir. 20 günlük karantina süresinden sonra 65 kişilik E-4 koğuşuna gönderdiklerini söylemiştir.

Korona virüsüne ilişkin cezaevi idaresi tarafından ciddi herhangi bir tedbir alınmadığını, sadece avukat görüşlerine gelip giderken ve koğuş dışına çıkarken maske taktıklarını söylemiştir. Bu maskelerin cezaevi tarafından verildiğini söylemiştir.

Alanya Cezaevinin aksine burada herhangi bir su kotası olmadığını söylemiştir. E-4 koğuşunda her akşam 19.00-21.00 arası sıcak su verildiğini, soğuk suyun ise 24 saat boyunca verildiğini söylemiştir. Genel olarak temizlik ve hijyen ortamı sağlayamadıklarını beyan etmiştir.

GÖZLEM VE TESPİTLER

Mahpusların Ortak Yakınmaları:

1- Cezaevlerinde hasta mahpusların gerekli tedavileri idare tarafından ötelediği, hasta mahpusların tedaviye erişim haklarının engellendiği gözlemlenmiştir.

2- Hasta mahpusların revire çıkarılma taleplerinin bazen yerine getirilmediği, hasta olan ve zorunlu kontrolleri için düzenli olarak hastaneye gitmesi gereken hasta mahpusların kontrollerinin aksatıldığı, kronik rahatsızlıkları olan hasta mahpusların düzenli kullanmaları gereken ilaçlarının verilmediği,  revire çıkarılan hasta mahpusların taleplerine rağmen sevklerinin yapılmadığı, korona virüs salgını nedeniyle hastane dönüşü zorunlu karantina nedeniyle çoğu mahpusun da sevk talep edemediği gözlemlenmiştir.

3- Çok uzun süredir açık alana (spor sahası) çıkarılmayan mahpusların bulunduğu, sağlık sebebiyle özel durumu olduğu için hücrede kalan mahpuslara gerekli hassasiyetin gösterilmediği ve haksız şekilde kısıtlamalar getirildiği gözlemlenmiştir.

4- Siyasi mahpusların koğuş değiştirme taleplerinin gerekçe gösterilmeksizin reddedildiği, dilekçelerine cevap verilmediği öğrenilmiştir.

5. Mektupların geç iletildiği, iadeli-taahhütlü gönderilmeyen mektupların ise kaybedildiği bilgisi aktarılmıştır.

MAHPUSLARIN ISLAHI İÇİN ASGARİ STANDART KURALLAR

Temel Prensipler

Madde 6/1 :  ‘’Aşağıdaki kurallar taraf gözetmeden uygulanır. Kuralların uygulanmasında ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir fikir, ulusal veya toplumsal köken, mülkiyet, doğum veya diğer bir statü gibi sebeplerle ayrımcılık yapılamaz.’’ ASK m.36 ‘’ Her mahpusa haftanın bir günü, kurumun müdürüne veya müdürü temsil etmeye yetkili bir görevliye taleplerini ve şikayetlerini bildirme imkanı tanınır.’’

Başta Alanya L tipindeki mahpusların olmak üzere, cezaevi müdürü ile görüşme talepleri reddedilip, sorunlarının çözümü noktasında muhatap bulamamaktan yakınmaktadırlar. Verilen dilekçelere de hiçbir şekilde cevap verilmemektedir. 

 Kurallarına aykırı bir şekilde davranarak, cezaevi idarelerinin özellikle siyasi koğuşlarda kalan mahpuslara karşı ayrımcı bir tutum içerisine girdikleri tespit edilmiştir.

5- Mahpusların koğuş kapasitesinin 3 katını aşacak şekilde kalabalık koğuşlarda tutulduğu, 40 kişinin tek banyoyu kullandığı ve hijyen koşullarının idare tarafından sağlanmadığı tespit edilmiştir.

6- Cezaevlerinde mahpuslara duş almak için yeterli sıcak su verilmediği, kimi cezaevinde haftada 2 gün sadece 2 saatlik verilen sıcak suyun kalabalık olan koğuşlara yetmediği, mahpusların nerdeyse tamamının sıcak su ile duş alamadığı kimi cezaevlerinde de sıcak ve soğuk suyun kotalı verildiği tespit edilmiştir.

7- Cezaevi idareleri tarafından mahpuslara maske ve eldiven verilmediği, kimi cezaevinde ise avukat görüşünde verildiği, yeterli düzeyde temizlik malzemesi verilmediği, mahpusların kantinden temizlik malzemesi satın alarak hijyen sağlamaya çalıştıkları tespit edilmiştir.

ASK. M.12: ‘’Her mahpusun doğal ihtiyaçlarını karşılayabileceği ölçüde yeterli sıhhi tesis bulunur ve bu tesisler temiz ve bakımlı tutulur.’’  

Madde-13 ‘’Her mahpusun yararlanabileceği yeterli banyo ve duş tesisi bulunur. Mahpusların iklim şartlarına uygun bir ısıda, mevsimlere ve coğrafi bölgeye göre genel hijyenik koşullar için gerekli aralıklarda, ılık bir iklim varsa haftada en az bir kez banyo veya duş almalarına imkan verilir. ‘’

Yine 5275 sayılı CGTİHK m.6/4 ‘’ Oda ve kısımlarda iklim koşulları göz önüne alınarak yeterli yer, ışık, ısınma, havalandırma ve hijyen sağlanır.’’

Çok sayıda mahpusun birlikte olduğu koğuşlarda, mahpusların en doğal insanı gereksinimlerini, kişisel onur için olduğu kadar, sağlık için de uygun şekilde giderebilmelerine olanak tanınarak kişisel temizlik konularına önem verilmesi gerektiği açıktır.

Özellikle koğuş mevcudiyetinin fazla oluşu ile beraber, karantina odasının her türlü hijyen ve temizlikten uzak yapısı sağlıksız bir ortamın oluşmasına sebep olduğu gibi, aynı zamanda salgın hastalık döneminde hasta mahpusların da her koğuşta bulunuyor oluşu göz önüne alındığında mevcut durumun ciddi risk oluşturduğu gözlemlenmektedir. Hapishanelerin fiziki yapısı uluslararası standartlara uygun ve insan onuruna yaraşır şekilde dizayn edilmeli, yine bir sağlık önlemi olan karantina koğuşlarının ise amacından sapmış şekilde kullanılmasının acilen önüne geçilmelidir.

8-Mahpusların sağlıklı ve temiz içme suyuna paralarının olması halinde erişebildikleri öğrenilmiştir. Paraları olmayanların musluk suyundan su içtikleri, musluk suyunun ise son zamanlarda uzun süre kesintiye uğratıldığını, bazı günler hiç erişemedikleri öğrenilmiştir. Cezaevlerinde verilen yemeklerin sağlıksız ve yetersiz olduğu, pilav ve bakliyatların içinden taş çıktığı, yemeklerin besin değerinin düşük olduğu aktarılmıştır.

ASK m.20/1 ‘’ Kurum idaresi tarafından her mahpusa sağlık ve kuvvet için yeterli ölçüde besin değerine sahip olan, iyi hazırlanan ve uygun saatlerde servisi yapılan yemek verilir.

(2) Her mahpusun ihtiyacı olduğu her an içebileceği içme suyu bulundurulur.’’

CGTİHK. Madde.72 ‘’ Hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dinî ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verilir ve içme suyu sağlanır.’’

Yeterli ve sağlıklı beslenme bir temel insan hakkı olup bütün mahpuslara besin değeri yeterli miktarda yemek ve su verilmelidir.

9- Mahpuslar talep ettikleri gazete, dergi kitaplara ulaşamamaktadır. Cezaevi tarafından ”Yeni Yaşam” gazetesi talep etmelerine rağmen verilmediği, cezaevi idaresi tarafından Basın İlan Kurumundan ilan almayan gazete olduğu gerekçesiyle bu şekilde bir karar verildiği aktarılmış, mahpusların İnfaz Hakimliği’ne bu hususta yaptıkları itirazın henüz sonuçlanmadığı veya idare tarafından sonuç hakkında bilgi verilmediği aktarılmıştır.

5275 sayılı CGTİHK’nın  ‘’Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı’’ başlıklı 62.maddesine göre ‘’Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.’’ 14.04.2020 tarihli 7242 sayılı kanun değişikliği ile ‘’ Basın İlan Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez.’’ Hükmü ile beraber bu sefer de yıllardır mahpuslara verilmeyen ‘’Yeni Yaşam’’ gibi gazetelere yasal bir kılıf uydurulmuştur.

 Özellikle son değişikliklerle beraber cezaevi idareleri sübjektif bir şekilde yaptıkları değerlendirmelerle bazı gazete ve dergilerin cezaevlerine girişini güvenlik sebebiyle uygun görmediklerinden bahisle, mahpusların talep ettiği yayınları vermeyerek mahpusların manevi kişiliğini geliştirme ve kişisel gelişimlerinin önüne geçmektedir.

10- Mahpusların sosyal aktivite, sosyal haklarının engellendiği, pandemi ile birlikte sosyal hak kısıtlamasının kural haline getirildiği, idare tarafından dayanak gösterilmeden ek kısıtlamalar yapıldığı, 7 kitap kısıtlaması ve ayın ilk haftasına denk gelmeyen kargo ile gelen kitapların 2 ay sonra teslim edilmesi durumları bu hususa örnektir.

11- Cezaevlerinde bulunan yabancı mahpusların ve Türkçe okuma yazma bilmeyen mahpusların mektup, cezaevi yönetimine dilekçe yazma hususunda birçok sıkıntı yaşadıkları ve yazıkları mektupların gönderilmediği, gönderilmeme sebeplerinin mahpuslara anlatılmadığı, uyarı yapılmadığı öğrenilmiştir.

Sonuç ve Değerlendirme                  : Antalya L Tipi, Alanya L Tipi  ve Antalya E Tipi Kapalı Cezaevinde yapılan görüşmeler sonrası; pandemi nedeniyle gerekli ve yeterli  sağlık tedbirlerinin alınmadığı, pandemi gerekçesiyle kronik rahatsızlıkları bulunan hasta mahpusların tedavilerinin aksatıldığı, ilaçlarının verilmediği, pandemi gerekçe gösterilerek mahpusların spor ve sosyal haklarından mahrum bırakıldığı ve raporda detaylıca yazılı birçok hukuka aykırılık tarafımıza iletmiştir ve bu hususlar İnsan Hakları Derneği Antalya Şubesi Hukuk Komisyonu tarafından rapor edilerek İnsan Hakları Derneği Genel Merkezi’ne iletilmesine ve basın ile paylaşılmasına karar verilmiştir..

07.01.2021                                                                                       

İHD Antalya Şube Hukuk Komisyonu